Konu: Delege ve Temsilcilik Sisteminin Yenilenmesi İçin Olağanüstü Genel Kurul Önerisi
Sayın Yönetim Kurulu Üyeleri, Değerli Meslektaşlarım,
Bu mektup, Odamızın temsil yapısının artık taşıyamadığı bir yükü Genel Kurul iradesine taşımak için yazılmıştır. Önerim açıktır: Önümüzdeki seçimli genel kurul süreci başlamadan önce, gündemi yalnızca Oda Ana Yönetmeliği ve İl Temsilcilikleri Yönetmeliği değişikliği olan bir Olağanüstü Genel Kurul toplanmalı; şube genel kurulları, temsilcilik seçimleri ve Oda Genel Kurulu, yenilenmiş bir temsil düzeni içinde yapılmalıdır.
Bu satırların yazarı, 1992 tarihli İl Temsilcilikleri Yönetmeliği'ni, Ana Yönetmelik taslağını ve 2000 yılına kadarki değişikliklerini hazırlamış bir üyedir. İl Temsilcilikleri Yönetmeliği'nin yazılmasının üzerinden 34 yıl geçmiştir. O düzenlemeler, delege sisteminin bulunmadığı, üye sayısının ve üyelerin ülke coğrafyasına dağılımının bugünle kıyaslanamayacağı bir Oda yapısı içerisinde kurgulanmıştı. O tarihte 36 Şehir ve Bölge Planlama Bölümü kurulabileceğini ve o tarihte Oda üye sayısı 2000 civarındayken, her yıl 1500-2000 şehir plancısı kontenjanı açılacağını kestirmek olanaksızdı. Tahminen diplomalı 20-25 bin şehir plancısının yaşadığı bir ülke için 34 yıl önceki kuralları sürdürmek anlamsızlaşmıştır. Bugün o çerçeve, kendi amacının karşısına geçmiş durumdadır. Sorun kişilerde değil, kurgudadır; çözüm de ancak kurguyu yenilemekle mümkündür.
1. Tablo: Temsil Krizi Sayılarla Ortadadır
32. Genel Kurul'a ilişkin olarak o dönem kamuoyuyla paylaştığım verileri hatırlatmak isterim:
● Oda'nın 6738 üyesi için 400 delege seçilmiş, delege başına 17 üye düşmüştür. Ancak Ana Yönetmelik'in şube başına asgari delege kuralı nedeniyle 8 şube 14'er delege ile katılmış; bir şubede 8 üyeye 1 delege düşerken bir başkasında 21 üyeye 1 delege düşmüştür. En kalabalık şube olan Ankara ise temsil ettiği üye sayısının gerektirdiğinden çok daha az delege ile katılmak durumunda kalmıştır. Eşit temsil daha seçim aşamasında bozulmuştur.
● Genel Kurul'a katılması gereken 402 delegeden yalnızca 120-130 kadarı toplantıya katılmıştır. Kullanılan oy sayısı ise bu sayının altındadır. Yaklaşık 280 delegenin gelmemesi, temsil ettikleri 4760 dolayında üyenin, yani üye sayısının %70'inin iradesinin Genel Kurul'a hiç yansımaması demektir. Bu tablo, Genel Kurul iradesinin fiilen sakatlandığını göstermektedir. Genel Kurul'un açılış ve karar yeter sayısına ilişkin düzenlemeler delege sisteminin mantığına göre kurulmadığından, çok düşük bir temsille açılış yapılabilmekte ve karar alınabilmektedir; Odamız, delege sisteminin mantığına uygun bir yeter sayı düzenlemesine sahip değildir.
Sorun sadece 32. Genel Kurul'a özgü değildir. Genel görünüm aynıdır.
● Oda faaliyet raporlarından derlediğim güncel veriler, bu tablonun düzelmediğini, ağırlaştığını göstermektedir. 33. Genel Kurul döneminde faal üye sayısı 7368'e yükselmiş, delege sayısı ise 400'de sabit kalmıştır. Asgari delege kuralı nedeniyle 8 şubenin 116 delegesi toplam 1683 üyeyi temsil ederken, kalan 284 delege 5685 üyeyi, yani delege başına 20 üyeyi temsil etmektedir. Uçlar daha da açılmıştır: Bir şubede 8.9 üyeye 1 delege düşerken bir başkasında 21.5 üyeye 1 delege düşmektedir. Sabit tavan ile asgari kural birlikte, temsil eşitsizliğini her dönem büyütmektedir. Önümüzdeki genel kurul ve sonrası için başka şubeleşme başvurularının olduğunu düşünürsek, delege sistemindeki temsil dengesizliği iyice kötüleşecektir.
● 34. Genel Kurul verileri elimde olmadığından güncel bir değerlendirme yapamıyorum. Ancak şube genel kurullarının genel görünümüne bakınca, 34. Genel Kurul'da da farklı bir manzara ile karşılaşılmadığı kanaatindeyim. Verileri sizler değerlendirebilirsiniz.
● Oda Genel Kurulu, ülkeye yayılmış şehir plancılarını kapsayıcılık anlamında temsil edememektedir. Şubeler dışında yaşayan üyelerin delegelerde temsili yok denecek kadar azdır. Kurgulanan şekli temsildir; şube genel kurullarına katılım eksikliği nedeniyle bu şekli temsil dahi gerçekleşememektedir.
● Bu sonuçlar, Oda delegelerin yol ve konaklama masraflarını karşılarken alınmıştır. Sorun olanak eksikliği değil, sistemin kendisidir.
● Delege listeleri, imzalı başvuru aranmaksızın, kimi zaman ilgilinin haberi bile olmadan hazırlanmış; delegelik bir temsil görevi olmaktan çıkıp, çoğunluğu şube yönetimlerinin tanıdıklarından oluşan bir protokol listesine dönüşmüştür.
Sonuçlar, delege listelerinin delegeliğin mantığı kavranmadan hazırlandığını, delegelerin de bu mantığı kavramadan listelerde yer aldığını göstermektedir. Delege kendisini değil, kendisiyle birlikte 17-20 üyeyi temsil eder; genel kurula katılımının zorunlu olması bu sorumluluğun gereğidir. 32. Genel Kurul'da, şube asıl ve yedek yönetim kurulu üyesi olup delege listelerinde yer alanların bir bölümünün dahi bu sorumluluğu taşımaması, sorunun kişisel ihmali aştığını; delege sisteminin, hatta genel kurulda seçilecek yönetimin kimlerden oluşacağının bile kavranmadığını ya da umursanmadığını gösteren bir işarettir.
Şube Genel Kurullarında durum farklı mıdır? Şube seçimlerine katılım verileri, tablonun Oda Genel Kurulu ile sınırlı olmadığını ortaya koymaktadır. Seçim mazbatalarına göre 2024 yılı şube seçimlerinde, 12 şubedeki 6715 üyeden yalnızca 467'si oy kullanmıştır; katılım oranı %6.95'tir. En büyük 2 şubede oran daha da düşüktür: İstanbul'da %2.64, Ankara'da %4.03. Ankara'da kullanılan 75 oy ile İstanbul'da kullanılan 56 oy, bu şubelerin Oda Genel Kurulu'na gönderdiği delege sayısının (104 ve 116) bile altındadır: Delegeler, kendilerine verilen toplam oydan daha kalabalık listeler halinde “seçilmektedir”. Bu veri, bulunduğu ilde kolayca erişebileceği şube genel kuruluna katılmayan, oy dahi kullanmayan bir üyenin delege yazılmasının ve ondan Genel Merkez genel kuruluna katılmasını beklemenin yanlışlığını da göstermektedir.
Ankara, İzmir ve İstanbul şube genel kurullarına katılıp oy kullanan 165 kişi (şube üye sayısının %3,45'i; 165/4777), Genel Kurul delegelerinin %66'sını (264 delege) belirlemiştir. Delege seçilen en az 99 kişi, kendisinin delege olması için oy vermeye bile gelmemiştir.
Aynı tablo, sorunun üye ilgisizliği olmadığını da göstermektedir: Katılım, ölçek küçüldükçe belirgin biçimde yükselmektedir. Üye sayısı görece az olan şubelerden Bursa'da katılım %25.92, Muğla'da %23.02'dir. Üyenin seçime fiziki ve anlamlı biçimde erişebildiği yerde katılım, büyük şubelerin 5-10 katına çıkmaktadır. Bu, delege seçimini il ve temsilcilik ölçeğine indirme önerisinin sayısal gerekçesidir.
“Bağlı iller” uygulaması bu tabloyu ağırlaştırmaktadır: Şubelerin üye ve delege sayıları, başka illerin üyeleriyle yapay biçimde şişirilmektedir. Başka bir ilde yaşayan üye, hem katılım güçlüğü nedeniyle hem de Ankara, İzmir ya da İstanbul şubesinin seçimine katılmayı kendisi için anlamlı bulmadığından süreçten kopmaktadır. Bu illerdeki üyelerden kaçının şube delege listelerinde fiilen yer bulduğu ise yanıtlanamayan bir sorudur: Ankara Şubesi'ne bağlı 25 ilden, ya da İstanbul, İzmir, Bursa ve Diyarbakır şubelerine bağlı illerden kaç delege seçildiğini gösteren hiçbir veri yayımlanmamaktadır. Bilinen, bu illerin genel kurullarda görünür bir temsilinin bulunmadığıdır. Şubenin bulunduğu ilde yaşayan üyeler, diğer illerdeki üyelerin temsil hakkını da fiilen kullanmaktadır. Bu, uygulamayla örtülemeyecek bir tüze boşluğudur.
Üyenin katılamamasına neden olan Mevcut Ana Yönetmelik ve Temsilcilik Yönetmeliği, Oda açısından ciddi bir katılım sorunu üretmekte, Oda-üye bağını giderek zayıflatmaktadır. Faaliyet raporlarına göre Oda'ya kayıtlı 9471 üyeden yalnızca 7368'i faal statüdedir; 2 bin kadar üye Oda ile bağını fiilen koparmıştır. Katılım olanakları kısıtlıysa ve delegelik, şube yönetimine aday olan grubun hazırladığı tanıdıklar listesine bağlıysa, üyenin Oda'dan uzaklaşması doğaldır.
Delege adaylarının hazır listeler halinde sandığa atılması başlı başına sistemsel bir engeldir: Yönetimde yer almayan, yönetime yakın olmayan üye çoğunluğunun genel kurula erişmesi fiilen imkansızlaşmaktadır. Şube yönetimlerine aday olanların delege listelerine gereken özeni göstermediği ise katılım oranlarından bellidir.
Delege sisteminin bulunmadığı ve üye sayısının çok daha düşük olduğu dönemlerde genel kurullara katılım, bugünkünden yüksekti. %100 temsili mümkün kılmak için kurulan delege sistemi, uygulandığı biçimiyle üyelerin büyük çoğunluğunu genel kuruldan dışlayan bir mekanizma haline gelmiştir. Şube sayısı arttıkça, 400 delege tavanı ile şube başına asgari delege kuralının birlikte üreteceği çarpıklık daha da büyüyecektir.
TMMOB Genel Kurulu'nda Odayı temsil etmek üzere seçilen 100 delegenin seçim esasları ve katılımı konularında da benzer bir tablo karşımıza çıkmaktadır.
2. Krizin Kaynağı Tüzededir
Bu tablo bir kaza değildir; yürürlükteki metinlerin doğrudan sonucudur:
● Sabit tavan: Ana Yönetmelik'in 8. maddesi delege sayısını 400 ile sınırlamaktadır. Üye sayısı arttıkça temsil oranı kendiliğinden seyrelmekte, şube başına asgari delege kuralıyla birleşince eşitsizlik yapısallaşmaktadır.
● Temsilciliklerin dışlanması: Delege seçme yetkisi yalnızca şube genel kurullarındadır. Oysa 12 şubenin görev bölgesinde, şube illeri dışında 69 il “bağlı il” statüsündedir; tek başına Ankara Şubesi'ne 25 il bağlıdır. Faaliyet raporu verilerine göre bu 69 ilin yalnızca 31'inde temsilcilik kurulmuştur; 38 ilde temsilcilik yoktur, kurulu 31 temsilciliğin 7'sinde ise temsilci dahi atanmamıştır. Ankara Şubesi'ne bağlı 25 ilin 18'inde temsilcilik bulunmamaktadır. Üstelik bugün kimi il temsilcilikleri, geçmişte şube kurmaya yeten üye sayısının 2 katına ulaşmıştır. Bu illerdeki üyeler, delege seçiminde ancak uzaktaki bir şube genel kurulu üzerinden, fiilen ise hiç temsil edilmektedir.
● Şube vesayeti: Ana Yönetmelik'in 68. maddesi ve İl Temsilcilikleri Yönetmeliği'nin 2. maddesi temsilcilikleri yalnızca Oda Yönetim Kurulu'na karşı sorumlu tutarken, aynı yönetmeliğin 22. maddesi şube sorumluluğu eklemektedir. Temsilciliklerin şubelere bağlanması uygulaması, tüzenin kendi içinde bile çelişkilidir.
● İradesiz adaylık: Delege adaylığı için imzalı başvuru ve denetim şartı yoktur. Katılım yükümlülüğü ve yaptırımı tanımlanmamıştır; mazeret bildirip çekilme ve yedeğin çağrılması mekanizması fiilen işletilmemektedir.
● Doğal delegelik: Kapsamı ve işlevi tanımsız kalmış, seçilmiş delegelikle iç içe geçmiştir.
Şubelerin il düzeyinde bir temsille oluşup bölge şubesiymiş gibi konumlanması ise bir yanılsamadır: Ankara Şubesi'nin Hakkâri'deki üyeyi “kapsadığını” varsaymanın savunulabilir bir mantığı yoktur; kaldı ki Hakkâri'de bir Oda temsilciliği dahi bulunmamaktadır. Üstelik Hakkâri istisna da değildir: Van, Bitlis, Iğdır, Kars, Ardahan, Erzurum, Erzincan, Şanlıurfa ve Gaziantep gibi iller de, kimi komşularında şube bulunmasına karşın Ankara Şubesi'ne bağlanmış 25 il arasındadır. Ankara Şube adeta Genel Merkez gibi ülkenin üçte birini (26/81) yöneten gölge genel merkez gibi bir konumdadır. Bu durum, bir şubenin kaldıramayacağı bir yük olmasının yanı sıra, kurumsal dengeyi de bozan, üye-oda ilişkilerini dolaylandırarak iletişimsizliği kışkırtan bir durumdur. Bağlı il dağılımının coğrafi ya da işlevsel hiçbir sistematiği yoktur. Temsilcilikleri şubelere bağlayan bu anlamsız uygulamadan vazgeçilmelidir.
Temsilcilikler şubenin değil Oda'nın temsilcisidir; bulundukları ilde şubeyi değil Oda'yı temsil ederler. Genel Merkez'in kendi temsilciliklerini idari olarak şubelere bağlaması bu nedenle tutarsızdır. Kaldı ki ülke genelini temsil ve koordine etme kapasitesi en yüksek birim, geniş profesyonel kadrosu ve 7 asıl 7 yedek 14 kişilik yönetim kuruluyla Genel Merkez'dir. Genel Merkez Yönetim Kurulu üyesinin, Şube Yönetim Kurulu üyesi gibi, birebir üye sorunlarıyla ve şehrin sorunlarıyla ilgilenmesi gibi doğrudan bir görevi de yoktur. Şube ve temsilciliklerle ilişki, koordinasyon en temel görevlerinden biri olmalıdır. Genel Merkez'in kimi illerdeki üyeleriyle ancak şube yönetimleri aracılığıyla dolaylı ilişki kurması, üyeyi ötekileştirmekte ve iletişimi zorlaştırmaktadır.
Sistem, yürürlükteki tüzeye aykırı biçimde de işlemektedir. İl Temsilcilikleri Yönetmeliği halen yürürlüktedir; ancak uygulama ona göre yürümemektedir. Yönetmelik, il temsilciliği seçimlerinin Oda genel kurulunu izleyen 45 gün içinde yapılmasını öngörür. Oda kayıtları bu kuralın bütünüyle terk edildiğini belgelemektedir: 26.02.2024 tarihli Oda Genel Kurulu'nu izleyen 45 gün içinde tek bir temsilci göreve getirilmemiş; atamalar genel kuruldan 84 ila 231 gün sonra yapılmış, 2 temsilcilik ise 2022'deki atamalarla, hiç yenilenmeden sürdürülmüştür. Kayıtlarda “seçim” değil yalnızca “atama tarihi” yer almaktadır. Eskişehir İl Temsilcisi, 33. Dönem için görev süresinin uzatıldığını bilmektedir (Eskişehir'deki üyeler de). 33. Dönem Faaliyet Raporuna göre ise ataması yapılmamıştır. 33. Dönemde Eskişehir'de temsilci yokmuş.
Temsilcilik seçimlerinde Yönetmeliğin öngördüğü üye toplantısı ve seçim usulü, yerini doğrudan atamaya bırakmıştır. Duyuru ve toplantı usulüne ilişkin maddeler de göz ardı edilmektedir: Yönetmelik toplantının, ildeki üyelerin kendi aralarından seçecekleri bir üye tarafından yönetilmesini öngörürken, gözlemci statüsündeki Genel Merkez ve şube temsilcileri seçilmiş bir divan gibi toplantıları yönetmektedir. Toplantının tüzeye uygunluğunu gözetmekle sorumlu olanlar, tüzenin tersini uygulamaktadır.
Öneriler aşağıda sıralanmaktadır. Önerilerin özü, temsilciliklerin de Genel Kurul'a seçtikleri kişileri delege olarak gönderebilmeleridir. Temsilciliklerin şubeler gibi, Genel Merkez'e bağlı organlar haline gelmeleri, yapılarının ve işleyişlerinin daha düzenli ve sistematik hale gelmesi demektir.
Önerilenin önünde bir engel de yoktur: Temsilcilik seçimlerinin ve genel kurul delege seçimlerinin il ve ilçe seçim kurulları gözetiminde yapılması mümkündür ve TMMOB bünyesinde uygulanmaktadır. Ziraat Mühendisleri Odası Ana Yönetmeliği, delege seçimini bütünüyle il esasına bağlamıştır: Her ilin delege sayısı üye sayısıyla orantılıdır, bu kural şubeleşmiş olsun olmasın tüm iller için geçerlidir ve il temsilciliği genel kurulları ilçe seçim kurulu gözetiminde yapılır. Harita ve Kadastro Mühendisleri Odasında, şubelerle birlikte merkeze bağlı temsilcilikler de üye sayısına oranlanan katsayıya göre delege seçer ve temsilcilik genel kurulları Oda Genel Kurulu'ndan önce, Ocak ayında toplanır. Jeoloji Mühendisleri Odasında şube etkinlik alanı dışında kalan iller, Oda Genel Kurulu'ndan en az 1 ay önce yapılan bölge seçimleriyle genel kurula doğrudan delege gönderir. Üyesinin delege seçme hakkını şubeli illerle sınırlayan model, TMMOB düzeninin bir zorunluluğu değil, Odamıza özgü ve artık savunulamaz bir tercihtir. Oda seçimlerinin tüm illere yayılması, katılımcılığın ön koşuludur.
3. Öneri: Yenilenmiş Bir Temsil Düzeni
Olağanüstü Genel Kurul'un gündemine taşınmasını önerdiğim değişikliklerin ana başlıkları şunlardır. Madde madde gerekçeli metin ayrıca sunulacaktır:
● Orantılı ve değişken delege sayısı: 400 tavanı ve şube başına asgari delege kuralı kaldırılmalı; her 20 üyeye 1 delege esasına dayalı, üye sayısıyla birlikte değişen bir delege sayısı benimsenmelidir. Katılım yükümlülüğü ve masraf güvencesiyle birlikte düşünüldüğünde, oranın Genel Kurul'ca farklı belirlenmesi de tartışılabilir; ilke, sabit sayı değil sabit orandır.
● Temsilcilik ölçeğinde seçim: Delege seçimi, üyenin yerleşik olduğu birimden, il temsilcilikleri ve şubelerden başlamalıdır. Temsilcilik seçimleri, şube genel kurullarıyla aynı takvimde, Oda Genel Kurulu'ndan önce ve yargı gözetiminde yapılmalı; temsilci seçimi ile merkez delege seçimi aynı sandıkta birleştirilmelidir.
● Temsilciliklerin statüsü: Temsilciliklerin şubelere bağlanması uygulamasına son verilmeli; temsilcilikler, üye sayısı esas alınarak örgütlenen, şubelerle eş düzeyde ve doğrudan Genel Merkez'e bağlı Oda birimleri olarak tanımlanmalıdır. 10 ve daha fazla üyesi bulunan her ilde temsilcilik kurulması zorunlu olmalıdır. Oda Yönetim Kurulu'nun Oda örgütlülüğünü geliştirme görevinin bir bileşeni de temsilciliklerin yaygınlaştırılması olmalıdır. (Geçmişte temsilcilik kurulmuş olan bazı illerde ve bir şehir ve bölge planlama bölümü kurulmuş olan illerde şu an faal bir temsilcilik olmaması bir eksikliktir; örgütsel anlamda geriye gidiştir.)
● Kurumsallaşmanın geliştirilmesi için şubeleşmeyi teşvik: Mevcut şubelerimizin pek çoğunun kurulduğu tarihte o ilde (ya da şube çevresi iller dahil) bulunan üye sayısının fazlası, pek çok temsilcilikte şu an mevcuttur. Üye sayılarının dağılımına göre bir oda örgütlülüğü ve şubeleşme eylem planı hazırlanarak, bir sonraki olağan ya da olağanüstü genel kurula sunulmalıdır.
● İradi adaylık: Hiçbir üye, kendi imzalı başvurusu olmadan delege listelerinde yer alamamalıdır. Adaylık başvuruları, Oda web sitesi üzerinden her üyenin yapabileceği ve görebileceği biçimde şeffaflaştırılmalı; delege seçimlerinde hazır grup listeleri yerine çarşaf liste esası benimsenmelidir. Herhangi bir nedenle genel kurula katılamayacak üyenin istifa hakkını kullanması veya çekilmiş sayılması ve yerine yedek üyenin çağrılması Yönetim Kurulu'nun takibinde olmalıdır.
● Katılım yükümlülüğü ve yeter sayı: Delegenin genel kurula katılımı zorunlu olmalıdır. Katılamayacağını önceden bildiren delege çekilmiş sayılmalı ve yedeği çağrılmalıdır. Mazeretsiz katılmamanın, temsil ettiği üyelerin iradesini engelleme niteliği gözetilerek bir yaptırımı olmalı; en azından izleyen dönemde delege adaylığına engel oluşturmalıdır. Merkez ve şube genel kurullarının açılış ve karar yeter sayıları da delege sisteminin mantığına uygun biçimde yeniden düzenlenmelidir. Genel Kurulların sağlıklı işleyişi için açılış ve karar yeter sayıları katılımı ve temsiliyeti yükseltecek şekilde ele alınmalıdır.
● Masraf güvencesi: Bugün uygulamada karşılanan delege yol ve konaklama giderleri, yönetimlerin takdirine bırakılmayıp tüzel güvenceye kavuşturulmalıdır.
● Doğal delegeliğin yeniden tanımı: Doğal delegelik, adı dahil yeniden tanımlanmalıdır. Organ üyeliği nedeniyle genel kurula doğrudan katılma hakkı olanlar seçilecek delege listelerinde yer almamalı; seçilmeleri halinde yerlerine yedek delegeler çağrılmalıdır. Yedek delegeliğin anlamsızlıktan kurtarılarak işlevsel kılınması gereklidir. Kurumsal hafızanın genel kurula katılımı, seçilmiş temsili daraltmayacak bir statüyle ayrıca düzenlenebilir.
● Onursal delegelik tanımlanmalı: Mesleki faaliyetleri ve kamusal hakların savunuculuğu vb. nedenlerle mahpus ve mağdur edilen, şube genel kuruluna katılamadığı için delege olamayacak üyelerin doğrudan delege listelerinden seçilmeleri yerine, Yönetim Kurulu kararıyla onursal delege olarak ilan edilmeleri, delege temsiliyetini daha dengeli hale getirecektir.
4. Usul: Neden Olağanüstü Genel Kurul, Neden Şimdi
Bu değişikliklerin seçimli olağan genel kurul gündemine sıkıştırılması, geçmiş deneyimlerin gösterdiği gibi, sonuçsuz kalmalarının en garantili yoludur. Seçim rekabetinin gölgesinde tüze tartışması yapılamaz. Ana Yönetmelik'in 23. maddesi ise Olağanüstü Genel Kurul'un yalnızca toplanma nedenini görüşmesini emretmektedir: Tek gündemli bir Olağanüstü Genel Kurul, reformun seçim hesaplarından yalıtılmasının bizzat tüzedeki güvencesidir.
Usul yolu açıktır: Ana Yönetmelik'in 21. maddesinin (c) bendi uyarınca Yönetim Kurulu, üçte iki çoğunlukla alacağı kararla Genel Kurulu olağanüstü toplantıya çağırabilir. Yönetim Kurulu'ndan beklentim budur. Bu çağrının yapılmaması halinde aynı maddenin (a) bendi, üyelerin beşte birinin ya da son genel kurul delegelerinin çoğunluğunun yazılı başvurusu yolunu üyelere tanımaktadır. Mevcut delegelerin görev ve yetkileri, 8. madde uyarınca bir sonraki olağan genel kurula kadar sürmekte ve olağanüstü genel kurulları da kapsamaktadır; yani bu Genel Kurul, yeni bir seçim gerektirmeksizin, bugünkü delege yapısıyla toplanabilir.
Zamanlama belirleyicidir: Değişikliklerin, Ana Yönetmelik'in 16. maddesindeki nitelikli çoğunlukla kabulü ve Resmi Gazete'de yayımlanması, izleyen seçim takviminden, yani temsilcilik seçimleri ve şube genel kurulları başlamadan yeterli süre önce tamamlanmalıdır. Aksi halde yenilenmiş düzenin ilk uygulaması bir dönem daha gecikecek, mevcut sistemin ürettiği tablo bir genel kurul daha tekrarlanacaktır.
Sonuç
Oda'nın sorunu üyelerinin ilgisizliği değildir; üyesinin iradesini genel kuruluna taşıyamayan bir temsil kurgusudur. Küçük ölçekli şubelerde katılımın büyük şubelerin 5-10 katına çıkması bunun kanıtıdır: Üye, iradesinin karşılık bulduğunu gördüğü yerde sandığa gitmektedir. Bu kurguyu 34 yıl önceki koşullara göre biçimlendirenlerden biri olarak söylüyorum: Metinler amaca hizmet ettikleri sürece değerlidir; etmediklerinde değiştirilmeleri, onları hazırlayanlara saygısızlık değil, Oda'ya saygının gereğidir.
Yönetim Kurulu'nu, bu öneriyi üyelerin tartışmasına açmaya ve Olağanüstü Genel Kurul kararını almaya davet ediyorum. Daha güçlü, daha katılımcı, üyesinin tamamını temsil eden bir Oda'yı birlikte kurabiliriz.
Saygılarımla, 21.07.2026
V. Senihi KİTAPÇI
815 Numaralı Üye
Ek Tablo 1: 2024 Yılı (33. Genel Kurul Öncesi) Şube Seçimleri Katılım Oranları Kaynak: Seçim mazbataları
|
Şube |
Üye Sayısı |
Oy Kullanan |
% |
|
Ankara |
1861 |
75 |
4.03 |
|
İstanbul |
2121 |
56 |
2.64 |
|
İzmir |
795 |
34 |
4.28 |
|
Bursa |
432 |
112 |
25.92 |
|
Adana |
258 |
13 |
5.04 |
|
Konya |
161 |
20 |
12.42 |
|
Trabzon |
136 |
11 |
8.09 |
|
Samsun |
121 |
12 |
9.92 |
|
Kayseri |
143 |
19 |
13.29 |
|
Diyarbakır |
208 |
23 |
11.06 |
|
Antalya |
227 |
34 |
14.98 |
|
Muğla |
252 |
58 |
23.02 |
|
TOPLAM |
6715 |
467 |
6.95 |
Ek Tablo 2: Şubelere Bağlı İllerde Temsilcilik Durumu Kaynak: Oda faaliyet raporu
|
Şube |
Bağlı İl Sayısı |
Temsilcilik Var |
Temsilci Atanmamış |
Temsilcilik Yok |
|
Ankara |
25 |
7 |
0 |
18 |
|
Diyarbakır |
7 |
4 |
0 |
3 |
|
Bursa |
6 |
4 |
2 |
2 |
|
İstanbul |
6 |
3 |
1 |
3 |
|
Trabzon |
5 |
3 |
0 |
2 |
|
Samsun |
4 |
2 |
1 |
2 |
|
Kayseri |
4 |
1 |
0 |
3 |
|
Adana |
3 |
2 |
0 |
1 |
|
İzmir |
3 |
3 |
3 |
0 |
|
Konya |
3 |
0 |
0 |
3 |
|
Antalya |
2 |
1 |
0 |
1 |
|
Muğla |
1 |
1 |
0 |
0 |
|
TOPLAM |
69 |
31 |
7 |
38 |
Ek Tablo 3: 32. Genel Kurul Delege Sayıları Analizi
|
Şube |
Üye Sayısı |
Olması Gereken Delege Sayısı |
Genel Kurul Delege Sayısı |
Bir Delegenin Üye Temsiliyeti |
|
Ankara |
2181 |
130 |
104 |
21 |
|
İstanbul |
2022 |
120 |
116 |
17 |
|
İzmir |
749 |
44 |
44 |
17 |
|
Bursa |
407 |
24 |
24 |
17 |
|
Adana |
233 |
14 |
14 |
17 |
|
Antalya |
212 |
13 |
14 |
15 |
|
Diyarbakır |
191 |
11 |
14 |
14 |
|
Kayseri |
137 |
8 |
14 |
10 |
|
Konya |
153 |
9 |
14 |
11 |
|
Muğla |
213 |
13 |
14 |
15 |
|
Samsun |
116 |
7 |
14 |
8 |
|
Trabzon |
124 |
7 |
14 |
9 |
|
TOPLAM |
6738 |
400 |
400 |
16.8 |
Ek Tablo 4: 33. Genel Kurul Delege Sayıları Analizi
|
Şube |
Üye Sayısı |
Olması Gereken Delege Sayısı |
Genel Kurul Delege Sayısı |
Bir Delegenin Üye Temsiliyeti |
|
Ankara |
1971 |
106 |
104 |
19.0 |
|
İstanbul |
2297 |
124 |
116 |
19.8 |
|
İzmir |
945 |
51 |
44 |
21.5 |
|
Bursa |
472 |
26 |
24 |
19.7 |
|
Adana |
288 |
16 |
14 |
20.6 |
|
Antalya |
276 |
15 |
14 |
19.7 |
|
Diyarbakır |
235 |
13 |
14 |
16.8 |
|
Kayseri |
157 |
9 |
14 |
11.2 |
|
Konya |
168 |
9 |
14 |
12.0 |
|
Muğla |
275 |
15 |
14 |
19.6 |
|
Samsun |
125 |
7 |
14 |
8.9 |
|
Trabzon |
159 |
9 |
14 |
11.4 |
|
TOPLAM |
7368 |
400 |
400 |
18.4 |
Ü Niçin bir açık mektup? Birincisi; Oda kendilerine iletilen öneri mektuplarına olumlu ya da olumsuz hiçbir cevap vermiyor. Olumlu ya da olumsuz bir cevap alınır umuduyla bu öneriler açık mektup olarak kaleme alındı. İkincisi; Temsilcilik, Genel Kurul, Delegelik, Şubeleşme gibi sorunların pek çok üyenin de sorun olarak gördüğü konular olması nedeniyle, önerilere farklı bakışlar getirilebilmesi, farklı önerilerle desteklenmesi, önerilerin ortaklaştırılması umuduyla şehir plancısı meslektaşların katkılarını almak amaçlandı.